Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Dr. Eckart Cuntz'un Anadolu Ajansı'na Demeci

 ANKARA (A.A) - 16.12.2009 - Hüseyin Köşger - Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, Anayasa Mahkemesinin hakkında kapatma kararı aldığı Demokratik Toplum Partisi (DTP) dahil, demokratik partilerin terörden ve şiddetten uzaklaşması gerektiğini ve DTP üyelerinin burada bir sorumluluk taşıdığını söyledi. 

Gündeme ilişkin konuları AA muhabirine değerlendiren Cuntz, "demokratik açılım" konusunda Türkiye'nin kararlı ve cesur bir girişimde bulunduğuna vurgu yaparak, bu çalışmayla terörü bitirme, farklı kökenlerden insanların bir arada demokratik yapı içinde, Türkiye'de yan yana yaşamasının öngörüldüğünü ifade etti ve "Bizim tamamen desteğimizi gören bir açılımdır" dedi. 

"Demokratik açılım"ın Tokat'taki terör saldırısıyla zarar gördüğünü belirten Cuntz, şunları kaydetti:"Bu tür saldırılar açılıma hiçbir şekilde destek sağlamayacaktır hatta geri adım atılmasını sağlayacaktır. DTP'nin kapatılması da bir geri adımdır. Bunun ciddi bir şekilde kritik edilmesi gerekir. Bunu AB de bu şekilde ifade etti, ben de ifade ediyorum. 

Demokratik Partilerin de buna DTP de dahil, terörden ve şiddetten uzaklaşması gerekiyor. DTP üyelerinin burada bir sorumluluk taşıdığını ifade etmek istiyorum. Yeni bir partinin kuruluşu oldu, yeni partide görev alacak DTP üyelerinin de yeni partide sorumluluk duyguları içinde demokratik açılıma destek vermeyi iyi değerlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Burada pozitif bir gelişme söz konusuydu ve bunun devam etmesi için herkesin duyarlı ve sorumluluk taşıması gerektiğini düşünüyorum." 

 -VİZE MUAFİYETİ- Büyükelçi Cuntz, Avrupa Adalet Divanı'nın tır şoförü Mehmet Soysal ile ilgili kararının ülkeler tarafından uygulanmaması ile ilgili olarak da vize muafiyetinin 1973 yılında Almanya ile Türkiye arasında yapılan bir anlaşmaya dayandığını ve bu muafiyetin sadece Almanya'ya gidişler için söz konusu olduğunu ifade ederek, şu an AB üyesi olan ülkelerin 1973'te üye olmadıklarından dolayı bu zorlukların yaşandığını kaydetti. 

Cuntz, Türkiye ile Almanya arasında seyahat için başka ülkelerden de vize almak gerektiğini, dolayısıyla vize muafiyet belgesinin bu vizeleri kolaylaştırmak için verildiğini söyledi. Vize uygulamasını kolaylaştırmak için Macaristan vizesinin de kendi temsilciliklerinden alınabildiğine dikkati çeken Cuntz, transit geçiş yapacak olanların Macaristan elçiliğine gitmek zorunda olmadığını belirtti.Cuntz, vize muafiyeti konusunda, "Biz ülke olarak yapabileceğimizi yaptık bundan sonra vizelerin daha da kolaylaştırılması için Avrupa Birliği mevzuatı içinde daha fazla kolaylığın, bu karardan da hareket ederek çıkarılması gerekiyor" dedi.  

-TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ- Türkiye'nin AB üyelik müzakere sürecinde bazı başlıkların açılmasıyla ilgili zorluklar yaşandığını, özellikle Ankara Protokolüyle ilgili konularda bu zorlukların gündeme geldiğini de belirten Cuntz, AB'nin de müzakerelere devam edilip edilmemesi konusunda bir karar verme durumunda kaldığını, Aralık ayında Türkiye ile çevre başlığının açılmasının gündemde olduğunu söyledi. 

Cuntz, kararın bu şekilde çıkmasında AB Dışişleri Bakanları toplantısının etkili olduğunu ve Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle'nin müzakerelerin devam etmesi yönünde bu toplantıda ciddi gayretleri olduğunu ifade etti. 

AB zirvesinde görüşmelerin büyük bölümünde Türkiye konusunun tartışıldığını, Türkiye'nin önemi dolayısıyla kurul toplantılarında detaylı bir şekilde Türkiye'nin üyeliğinin ele alındığını kaydeden Cuntz, Türkiye ile de müzakere edilerek, AB Dışişleri Bakanları toplantısında alınan kararın AB zirvesinde de teyit edildiğini söyledi. 

Alman koalisyon hükümet protokolü incelendiğinde Türkiye'nin AB üyeliğine destekle ilgili hususların altının çizili olduğunun görüleceğini ifade eden Cuntz, Almanya'nın AB dönem başkanlığı yaptığı dönemde Türkiye ile 3 başlığın müzakerelere açıldığını hatırlatarak, bundan sonraki hiçbir dönemde 3 başlık açılmadığını ve bunun da Almanya'nın Türkiye'nin müzakere sürecine verdiği desteği göstermesi açısında önemli olduğunu vurguladı.  

-"İMTİYAZLI ORTAKLIK"- "Alman hükümeti olarak biz müzakerelerin devam etmesine tam destek veriyoruz" diyen Cuntz, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye için önerdikleri "imtiyazlı ortaklık" konusuna ilişkin de "Türkiye'nin üyeliği ile ilgili farklı görüşlerin dile getirilmesi Almanya'da devam ediyor. Ancak burada koalisyon anlaşmasında yer alan hususlar geçerlidir. Koalisyon protokolünde 'müzakereler devam etmeli ama ucu açık bir müzakere sürecidir' deniyor" diye konuştu. 

Cuntz, diğer üye ülkelerin müzakere sürecinin de ucu açık olduğunu ve ülkelerin ne zaman ve nasıl üye olacaklarının müzakere belgesinde yer almadığını ifade etti. 

Almanya'nın Türkiye'yi çok önemli ülke olarak gördüğünü belirten Cuntz, iki ülke arasındaki ilişkileri "çok farklı ve benzersiz" diye tanımladı ve Türkiye'nin, son dönemde yürüttüğü dış politika ile ilgili çalışmalarını övdü. 

Büyükelçi Cuntz, Türkiye'nin AB ile yurt dışına kaçak yollarla giden Türk vatandaşlarının iadesi için müzakere masasına oturmayı kabul ettiğini söyleyen Cuntz, PKK ve DHKP-C gibi terör örgütleri üyelerinin iadesinin ise ayrı bir konu olduğunu kaydetti. 

AB'nin çok sayıda ülke ile bu anlaşmaları yaptığını ve şimdi de Türkiye ile bu anlaşmayı yapmak istediğini anlatan Cuntz, AB'nin PKK'yı zaten terör örgütü listesine aldığını, suç işlemiş kişilerin de AB bünyesinde soruşturma geçirdiklerini ve Alman makamlarının da bu konuda büyük hassasiyet gösterdiğini belirtti. Cuntz, "Biz terörle mücadele konusuna büyük destek veriyoruz. Bunun hepimizin menfaati olduğunu savunarak biz de terörle mücadele edilmesi gerektiğini ve birlikte çalışılması gerektiğini sürekli dile getiriyoruz" dedi.  

-MİNARE YASAĞI- Büyükelçi Cuntz, İsviçre'de minarelerin yasaklanması ve benzer bir yasağın Almanya'da getirilmesi ihtimali ile ilgili olarak da Almanya'da 2 bine yakın cami olduğunu ve bunların 160'a yakınında minare bulunduğunu belirterek, İsviçre'de ortaya çıkan bir olayın başka ülkelerde de uygulanabileceği söylemenin çok gerçekçi olmadığını ve bunun yapılamayacağını ifade etti.  

Avrupa'da ırkçılığın ve İslamafobianın yükseldiği iddiaları ile ilgili olarak ise Cuntz, "Almanya'da artan bir İslamafobianın olduğunu ben düşünmüyorum. Tabii ki bazı gelişmeler Almanya'da da oldu ve bundan da çok büyük üzüntü duyuyoruz" diye konuştu.  

-ALMANYA DIŞİŞLERİ BAKANI WESTERWELLE TÜRKİYE'YE GELECEK- Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle'nin 2010 Ocak ayı başında Türkiye'yi ziyaret edeceğini ve bu ziyaretin Almanya'nın Türkiye'ye verdiği önemi göstermesi açısından önemli olduğunu söyleyen Cuntz, görüşmelerde iki ülke arasındaki siyasi ve ticari konuların yanı sıra AB, dış politika ve bölgesel işbirliğinin de ele alınacağını, ayrıca İstanbul'da açılacak Türk-Alman Üniversitesi, Tarabya'da kurulacak Sanatçılar Akademisi gibi konuların da gündemde olacağını kaydetti. 

Cuntz, Westerwelle'nin heyetinde iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek için ekonomi temsilcilerinin de bulunacağını ifade etti.(HHK-ÇA)